banner154

Bölgemize özel teşvik şart

11 Haziran 2016, 11:13
Bu röportaj 361 kez okundu
Bölgemize özel teşvik şart
TAKA Gazetesi
banner137
banner136
 

     ASKON Trabzon Başkanı Yılmaz Karadeniz’le birlikte sanayiden turizme, tarımdan hayvancılığa kadar her şeyi konuştuk. Bölgenin özel teşviklerle birlikte korunması gerektiğini söyleyen Karadeniz, “Şehrimizin gelişimini sadece turizme bağlayamayız. Tarım ve hayvancılığı daha çok ön plana çıkarmalıyız” dedi. Karadeniz ayrıca siyasilere, işverenlere, gençlere ve ailelere de önemli mesajlar verdi.

*Sanayiden önce tarım ve hayvancılık gelir!

*Trabzon sadece turizme bağlanamaz

 *Tarım politikasının bağımsızlığını elde etmemiz gerekiyor

 * İşçi bulamadığımız için makineye yöneliyoruz İsabetli Bilgilerle Çözüm Üretmeliyiz

SORU: Trabzon’da ASKON Başkanlığı yapıyorsunuz. Trabzon’da ASKON’un amacı nasıl bir yapıdan oluşuyor? Bugüne kadarki icraatlarında istediklerini yapabildi mi?

Yılmaz Karadeniz: ASKON’da biz iki sene önce olağan bir kurul yaparak başkanlığa arkadaşlarımız tarafından getirildik. Arkadaşlarımıza teşekkür ederiz bizi layık gördüler ve seçtiler. Askon’un yapısını ilk bir senede anlamaya ve çözmeye çalıştık. Faaliyetlerinde yaşananlara ve yapması gerekenler nedir diye inceledik. Şu anda ikinci bir dönemi yaşıyoruz. Tabii ki bir teşkilatlanma söz konusu. Teşkilat, AR-GE çalışmaları, komisyonların hepsi teşkilat başkanları, sektörün her kısmı ile teşkilatlandık. Tabii ki dernekçilik zor iş. Seçmiş olduğunuz birimlerin de çalışması çok aktif olması gerekiyor. Önümüze çok isabetli bilgilerle beraber isabetli çözüm üretmemiz gerekiyor. Askon’da Revize Yapacağız

SORU: Trabzon’da ki Teşkilatlanma kaç kişiden oluşuyor ve hangi sektörler ağırlıklı?

Yılmaz Karadeniz: Trabzon’daki teşkilatlanma 36 kişilik yönetim kurulundan oluşuyor. Üye sayımız ise 80 civarındadır. Geçmişten gelen üyelerimizle de bir revize yapacağız. Bundan sonra da üyeleri çoğaltmanın peşine gidiyoruz. Esnaf Odalarına ve Ticaret Sanayi Odalarına kayıtlı olanlar Askon’a üye olabiliyor. Onun dışında daha fazla cirosu olup da Ticaret Sanayi Odasına Kayıt olmayanlar da var. Bölgeye Özel Teşvik Çıkmalıdır

SORU: ASKON olarak Trabzon’u nasıl görüyorsunuz? Trabzon turizm şehri mi, sanayi şehri mi, yatırım şehri mi? Sizce ne olmalı? Tarım biraz geri planda mı kaldı?

Yılmaz Karadeniz: Son zamanlarda turizm olayı Trabzon’da biraz daha fazla ağırlık kazanıyor. Ama bu doğru mudur doğrudur, Tamamlayıcı mıdır, değildir. Trabzon sadece turizme bağlanamaz. Sadece turizmle beraber kalkınacak dersek bu yanlış olur. Bu bölge coğrafi güzelliğinden dolayı burada turistik tesisleri yaylasıyla yeşiliyle ormanıyla her şeyiyle beraber bir zenginliktir. Bunu değerlendirebiliriz. Türkiye’de böyle bir bölge yok diyebiliriz. Ama bizim bu bölgedeki insanların göç etmesinin sebebi sanayinin olmayışıdır. Gerekli bir şekilde sanayiye destek verilmiyor. Farklı şekilde desteklenen bu bölgeye özel olarak çıkması gerekiyor. Sadece turizmi öne alarak diğerlerini geriye atma şansımız yok. Onun için bu bölgede neler yapılabilir. İş adamlarıyla beraber toplantılarımızda bunlar vurgulanıyor. Ormanları Söküp Fındık Dikmeliyiz Tarım olarak da önemli adımlar atmalıyız. Fındık gibi dünyanın en kaliteli ürünümüz var mesela. Fındığın ihracatının büyük bir kısmı da şehrimizden gerçekleştirilmiştir. Fındık üzerine bir çalışma yapılmalı. Ormanların ve orman arazilerinin belli bir ölçüden aşağısını söktürüp fındık dikilirse bir artırma söz konusu olabilir. Ormanlarımız da belli bir ölçüde belli bir rakımda olmalıdır. Fındığın tonajının artırılması söz konusu ve bu konuda artırma yapılabilir. Kalitemizi Ahır Sistemi Hayvancılıkla Koruyabiliriz Bu bölgede hayvancılık noktasında da ayrı bir çalışmamız geçmişte olmuştur. Eski Tarım İl Müdürümüz Sabri Topbaş ile olan görüşmemizde; bu bölgede eski usul ahır sistemini masaya yatırmıştık. Büyük çiftliklerin bu bölgede olması mümkün değildir. Ancak taşımayla büyük çiftlikler olur. Ahırcılıkta otokontrol sistemi daha düzenli kurulabilir. Geçmişte vardır. Bu bölgenin tereyağı Osmanlı sofrasına girmiştir ve marka olmuştur. Onun için bu ülkenin bitki örtüsünden dolayı tereyağının sütünün aroması çok farklıdır. Onun için bu bölgede hayvancılığı ahır sistemiyle koruyabiliriz. Özel bir kanunla beraber Batıda ki ve Doğu da ki kanunlarla değil özel olarak Karadeniz bölgesinde çıkacak kanunlarla beraber hayvancılığı koruyabiliriz. Bizim bu arazilerimiz eğimlidir ve masrafları çoktur. Örneğin süt konusunda düz alanlarla toplama maliyetleri ucuzdur. Fakat burada pahalıdır. Bu sebeple teşvikler artırılmalıdır köylerimizde. Teşvikler Verilmelidir Diğer alanlarda süt üretimi tonajlıdır. Çünkü tarım alanı, hayvana verilecek yem olayı daha rahat tedarik edilebilir. Bizim arazilerimiz fındıklık olduğundan dolayı ve otların yeterli olmadığından dolayı zahmetli bir bakım olduğundan dolayı vatandaşımızın süt üretimini teşvikleri çoğaltarak, verilen teşvikleri yükselterek batıya göre değil Karadeniz bölgesine göre ayarlayıp bu hayvancılığı burada korumalıyız. Hem besicilikte olsun hem sütçülükte olsun bunu desteklemek lazım. Bunlar yapılırsa insanların buradan göç etmesi buradan bir nebze de olsa önlenebilir. Marmara’ya Yığılmamalıyız Ayrıca sanayileşmede buradaki yatırımları ve olacakları farklı bir şekilde değerlendirip, onlara teşvikleri ve destekleri artırmak lazım. Marmara’ya yığılmayı önlemek lazım. Yani amaç, Türkiye’nin her tarafına sanayiyi paylaştırmak ve o insanları oldukları yerde ekonomik rahatlığa kavuşturup yerinde kalmasını sağlamak. Bugün Avrupa’da bu var. Şehir ve köy orada birbirine uyumlu. Onlar bunu yakalamışlar. Erzincan’dan Erzurum’a Kadar Süt Topluyoruz.

SORU: Kebir artık Türkiye markası oldu ve yavaş yavaş dünyaya açılma hedefleriniz var. Bölgede kapasite artıyor mu azalıyor mu? Sizin de bir şehir dışı yatırımınız var, buna neden ihtiyaç duydunuz?

Yılmaz Karadeniz: Biz 3 kuşak olaraktan yöresel ürünleri üretiyoruz. İleriye doğru yöreselde kalarak markamızı taşımamız mümkün değil. Şehir dışında yatırırımız var ama bu buradan çıkacağız anlamını taşımıyor. Buradaki geri gidişatını daha yukarıya çekmek için il dışına veya Türkiye’ye yayılma politikasını uyguladık. Bunda da şükürler olsun ki başarılı olduk. Diğer firmalar gibi burada kalmış olsaydık sütlere gereken desteği gerekli şekilde bu bölgedeki harcamayı yapamayacaktık. Bizde diyoruz dışarıdan bütün süt ürünleri bu bölgeye geliyor nasıl rekabet edeceksiniz. Biz de ne yaptık bütün bölgeye yayılmayı planladık. Bu bölgedeki süt bize yetmez hale geldi. Erzincan’a Erzurum’a Samsun’a süt almak için bu bölgelere yayılmak zorunda kalıyoruz. Ortalama bu işletmede 150-200 ton arası mevsimsel olarak süt tonajımız çıkıyor. Bu ilerde bize yetmeyecek. Son iki sene önce de başlattığımız Balıkesir’deki organizede yer aldık ve inşaatına başladık. Şu anda 13 bin 500 metrekare kapalı alan ve 31 dönüm içerisinde günlük 300 ton işleyebilecek kapasiteye cevap verebilecek bir tesisi başlattık. İnşallah bu bir sene iki sene sonra orayı işletmeye açacağız. Yani bizim ürünümüzü destekleyici veya bizim süt kalitesine daha yakın bir bölge olduğundan dolayı özellikle Balıkesir, Bursa, Çanakkale bölgesini seçtik. Klasik natürel peynir konusunda sütü verimli bir süttür ve bize daha uygundur. Bizim sütümüz bitki örtüsünden dolayı kalitesi Türkiye’de biraz daha azdır. 5 Bin Kişinin Üzerinde Ağımız Var

SORU: Bölgede kaç kişi sizden faydalanıyor? Buradaki tesisinizde kaç kişiyi etkiliyorsunuz?

Yılmaz Karadeniz: Buradaki süt müstahsillerimizle beraber elemanlarımızla ve pazarlama ağımızla beraber toplamda 5 binin üzerindedir. Bir kere 3 bin civarında müstahsilimiz var. Samsun’dan alın Erzurum’a Erzincan’a kadar dayanıyor. Trabzon’da sütlerin yüzde 70’ ini biz alırız. Gerisini de dışarıdan temin ederiz. Sağlıklı Bir Hükümet İş Adamları İçin Çok Önemlidir

SORU: Türkiye içinde gidişat nasıl? Sizi tedirgin ediyor mu? Bir sene içinde iki tane seçim yaşadık. Kabine iki kez değişti. Türkiye piyasalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yılmaz Karadeniz: Öncelikle şunu söyleyeyim ki sağlıklı bir hükümet milleti için sanayicileri için çok önemlidir. Allah bu yeni seçilen kabineye başarılar versin. Alacakları kararları sağlıklı bir şekilde almaları için, hayırlı şeyler yapmaları için Allah önlerini açsın. Türkiye çok zor bir dönemden geçiyor. Hele bu günlerde bölgemizde çok sıkıntılı günler yaşanıyor. Onun için dua etmek gerekiyor. Geriye bakarak ve yapılan yanlışlardan ders alarak daha güzel kararlar almayı ve daha güzel işler yapmayı Allah nasip etsin. Türkiye çok önceki senelere baktığımız zaman tarım ve hayvancılık konusundaki yeri fevkalade güzel bir yere gelmiştir, bunu inkâr edemeyiz. Türkiye’de 2000’li yıllardaki et ve süt ürünlerindeki dışarıya bağımlılığımızı kurtardık. Tam anlamıyla kurtardık mı evet kurtardık. Yalnız tarım politikamızdaki bize göre eksikler çok vardır. Sütte ve hayvancılıkta nasıl hızlı bir şekilde bağımsızlığımızı elde etmişsek tarım politikasında da bağımsızlığımızı elde etmemiz gerekiyor. Tarım bakanımızın bir toplantısına katıldık. Güzel çalışmaları var. Yemdeki Dışa Bağlılıktan Kurtulmalıyız Bakanımızın çalışmalarını yakinen takip ediyoruz. Hayvan yetiştirme ve beslemedeki olan yemi de tamamen Türkiye’nin üretmesi gerektiğini düşünüyorum. Şu anda tahmin ediyorum %50’nin üzerinde yemde dışa bağımlıyız. Türkiye tarım politikasını değiştirip tamamen hayvancılığı desteklerse bu tam bağımsızlığımızı elde ediyoruz demektir. Bir memlekette tarım ve hayvancılık o memleket için olmazsa olmazlardır. Sanayi onlardan sonra gelir. Avrupa’ya da baktığımızda önce tarım ve hayvancılıktır. Türkiye’de ki durumunda aynı yere gelmesi gerekiyor. Biz tarımın hızlı şekilde çözülüp maliyetlerin hızlı bir şekilde aşağı düşmesini istiyoruz. Çocuklarımızı Gazlı İçeceklerden Sütle Kurtarabiliriz Şu anda Türkiye’de günlük 18 milyon litre günlük süt üretimimiz vardır. Bunun 14 milyon litresini iç piyasada tüketebiliyoruz. 4 milyon litre sütü de ihracat yapıyoruz. Ama son zamanlarda komşularımızla olan sıkıntılardan dolayı şu anda hayvancılıkta bir sıkıntı yaşamıyoruz Hükümetin aldığı tedbirler sayesinde çok sıkıntıya girmeden şuan da kurtarılmış bir vaziyette. Ama bu durgunluk devam edecektir ve muhakkak bir çalışmaları vardır. Dua ediyoruz ve başarılar diliyoruz. 2023 yılında 23 milyon litre süte ulaşacağız projesinden bu tedbirleri alarak ve maliyetleri düşünerek komşularımızla ilişkilerimizi iyi tutup iç piyasalardaki tüketimi de nasıl artırabiliriz noktasında ürettiğimiz ürünü biz insan yaşamında çok etkili olan sağlıklı bir tüketim maddesi olan gazlı içeceklerden kimyasallı içeceklerden çocuklarımızı ve neslimizi kurtarmak birinci sıra hedefimiz olmalıdır. Sütümüzü tüketme politikası olsun istiyoruz. İnşallah bu noktada hayırlı bir kararlar alırlar. Biz Çektik Çocuklarımız Çekmesin Diyerek Felakete Sürüklüyoruz

SORU: Kalifiye eleman olma sorunu yaşıyor musunuz? Yeni nesli nasıl görüyorsunuz?

Yılmaz Karadeniz: Kalifiye eleman sorunu sadece bizim bölgemizde değil, Türkiye’nin sorunu. Artık eskisi gibi değil. İşçi bulamıyoruz. Avrupa’ya baktığımızda kalifiye eleman sıkıntısı çektikleri için makineye yönelmişlerdir. Şu andaki tek düşüncemiz kalifiye eleman olmadığından dolayı makine üzerine çalışmamız var. İnsanları çalıştıralım ekmek kapıları olsun desek de adam bulamıyoruz. Ama ihtiyaca da karşılık vermemiz için makineye yöneliyoruz. Çünkü çalışan insan yok. Türkiye’de iş var ama eski sistem yok. Gençliği bir boşluk içersinde görüyoruz. Eğitim sistemiyle beraber düzenleme şart oldu. Anne babalarda da büyük bir eksiklik var. Biz çektik çocuklarımız çekmesin düşüncesi bizi felakete sürüklüyor. Geleceğimiz bu işletmeleri veya Türkiye’deki yenilikleri yatırımları yapan gençleri bulamayacağız. Çok şey kaybedeceğiz. Tekelleşme olacak. Biz işçi emredileni yapan, kumanda edilen hale geleceğiz ve birileri patron olacak. Bütün varlıklarımızı dışarıya doğru kaydığını düşünüyorum. Yani yerli insan patron değil, işletmeci değil sadece çalışan olacak bir duruma gelecek çoğunluk. Bu da çok vahim bir durum. Devlet, devlet olabilmesi için halkıyla beraber güçlü olması gerekiyor. Halkından sanayicinin yükselmesi ve sanayicilerin halktan olması gerektiğini düşünüyorum. Bakan Soylu’nun Şehri Şahlandıracağına İnanıyorum

SORU: Trabzon siyasilerini nasıl görüyorsunuz?

Yılmaz Karadeniz: Ben özellikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Süleyman Soylu’nun Trabzon’umuzu şahlandıracağına inanıyorum. Şehrimizi ayağa kaldıracak projeleri Trabzon’umuza kazandırma noktasında gayretli. Diğer Trabzon milletvekillerimizle beraber muhteşem çalışmalara imza atıyorlar. İnşallah şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı işler yapılır. Hepsine çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Kaynak: TAKA Gazetesi

 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner131
    banner132
    banner133
    Hava Durumu
    Tümü Anket
    Tranbzonspor'un bu yıl lig sıralaması nasıl olur?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Karikatür
    • hikmet aksoy 2
    Arşiv

    banner145