banner129

Vakfıkebir’in asırlık değeri ‘Kara Kilit’

Vakfıkebir’de bir asır önce evleri, seranderleri, ahırları, merekleri güvence altına alabilmek için doğan ihtiyaç nedeniyle İshaklı Köyünde (Mahallesinde) üretimlerine başlanılan Kara Kilitler günümüze kadar varlığını sürdürmeyi başardı.

Vakfıkebir’in asırlık değeri ‘Kara Kilit’

              Vakfıkebir’de bir asır önce evleri, seranderleri, ahırları, merekleri güvence altına alabilmek için doğan ihtiyaç nedeniyle İshaklı Köyünde (Mahallesinde) üretimlerine başlanılan Kara Kilitler günümüze kadar varlığını sürdürmeyi başardı.  Kara Kilit Ustası 56 yaşındaki Necati Sinan, 120 yıllık dede ve baba mesleğini Vakfıkebir Küçük Sanayii Sitesi’nde bulunan dükkânında devam ettiriyor.

BU MESLEK BİTMEYECEK

             Trabzon’un Vakfıkebir İlçesi’ne bağlı İshaklı Mahallesi’nde dünyaya gelen Necati Sinan, 16 yaşında iken babasının yanında ‘Kara Kilit’in yapımını öğrendi. Sinan, “Mesleği babamdan öğrendim. Bunsa 20-30 yıl önce köyümüzde ‘Kara Kilit’ yapan 30’un üzerinde dükkan vardı. Ancak çoğu Almanya’ya gidince geride sadece ben kaldım. Benden sonra ise bu mesleği oğlum Osman devam ettirecek. Eğer devam ettirirse, bu mesleğin asla ölmeyeceğine inanıyorum” dedi.

DİĞER KİLİTLERDEN DAHA GÜVENLİ

             Kilit Ustası Necati Sinan, “Eskinden yaptığımız kilitleri Trabzon’dan, Vakfıkebir’den ve çevre illerden gelen toptancılara satıyorduk. Günümüzde de değişmedi. Giresun, Trabzon ve Samsun’dan  gelen toptancılara veriyoruz. Bu kilitleri satın alanlar daha çok yayla evlerinin kapılarında kullanıyorlar. Eskiden köy evlerinin dış kapılarında, ya da iç kapılarda kullanıyorlardı. Hala daha yaygın olarak kullananlar var. Özellikle seranderlerde, samanlıklarda genellikle bu kilitler kullanılır.  Hayatım bu kilitleri yapmakla geçti. Satışlarımız gayet iyi. Yaylalarda yapılan evler yeni olmalarına rağmen kapılarında hala bu kilitler kullanılıyor. Çünkü çok güvenli. Genellikle Giresun, Kürtün, Gümüşhane, Erzurum yörelerinde daha çok satılıyor. İnsanların giderek nostaljik görüntülere meyletmeleri de Kara Kilit’e olan ilgili artırıyor” şeklinde konuştu.

KARA KİLİT NASIL YAPILIYOR?

              Kara Kilit’in yapımını ve kullanılan malzemeleri uygulamalı olarak anlatan Sinan, “Kilit’in önce ‘Tahta’ denilen ana ögesi, anahtar, daha sonra büyük ve küçük sürmeler, kapak, yay, tırnak gibi kullanılacak malzemeler hazırlanır. Sonra tahtanın üzerine kapak, anahtar, tırnak, küçük sürme, sürme, mekanizmayı çalıştıran yay, yayı tahtada tutmak için çiviler, kapağı tutan perçinler, anahtarın içine geçen mili yaparız. Daha sonra parçalar yerine monte edilip perçinlendikten sonra ‘Kara Kilit’ kullanılır hale gelir. Kilidin yapımında kullanılan malzemeler her yerde bulunmaz. Ölçülere göre preste kesip alırız. Ama hazır olarak almaya kalksanız hiç bir yerde hazır olarak bulamazsınız. Kestirdiğimiz malzemeleri ise kalıplarına takarak burada işleriz” ifadelerine yer verdi.

SANATLAR YAŞAMALI

              Dede veya baba mesleklerinin gelecek kuşaklar tarafından yaşatılmasının ancak mesleğe yönelmekle mümkün olabileceğinin altını çizen Sinan, “Gençlere önerim; bir meslek seçsinler. Kırk yıldır bu işi yapıyorum, hiç dışarıya gitmedim, kimsenin emri altında çalışmadım. Kendi işimin amiri kendim oldum. Her zaman sanat sanattır, asla ölmez. Daha önce çok gitmez deniyordu ama hala devam ediyor. Ancak sanatı da gittikçe geliştirmek gerekiyor. Eskiden böyle değildi bu kilitler. Tüm kalıplarını kendi ellerimle işledim. Küçükten beri bu kilitlerde kullanılan malzemelerin kalıplarını yapmaya başladım; daha kolay yapılabilmesi için araştırma yaptım.  Eskiden ocaklar vardı ve bütün malzemeleri dövme ile yapardık. Şu anda gelişen teknolojiyi kullanmaya başladım. Şimdi bir kilidi yapmak için bir saat bile fazla. Ama eskiden onu tek başına yapmak mümkün değildi. Çünkü ocakta, karşında mutlaka bir kişinin bulunması gerekiyordu” dedi.

GENÇLERİMİZ MESLEĞE YÖNELMELİ

            ‘Bu güne kadar hiç kimse atölyeye gelerek benim çocuğumu çırak olarak yanına al ve bu mesleği öğrensin’ demedi diyen Necati Usta, “Şu andaki gençlik meslek istemiyor. Meslek yerine masa başı işi tercih ediyorlar, güya daha rahat bir iş arıyorlar. Sokakta gezenlerin çoğu üniversite mezunu. Ama benim oğlum, dört yıllık Kamu Yönetimi mezunu olmasına rağmen masa başını değil, mesleği tercih etti. Diğer oğlum da mesleğe yönelik olarak makine mühendisliğinde okuyor. Mezun olunca mesleği ile ilgili bir fabrikada çalışabilme imkanı var. Mesleği olamayan kolay kolay iş bulamaz” dedi.

Haber: Ziya FİDAYE

Tuncay Hacıfettahoğlu

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner148

banner145